26 Şubat 2010

lavi


henüz kürdan belli, ceylan gözlü oğdrimin de sevdiğinden habersiz sevmiş, patricia'nın da yardımıyla ezberlemiştim la vie en rose'u. jeux d'enfants'da çimentoya gömülmüş aşıkların acılarıyla bütünleşmişti o melodiler.(sonradan çok düşündüm. neden tam da bi araya gelmişken ölmeyi seçtiler ki?neden?? ) şimdiyse genç ve bir o kadar da naif sabrina'nın mektubunda çıktı karşıma.

bi gün hissederek söylemek umuduyla..
çeviri

bi de bunu alcam!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder